|
1972 yılının Ağustos ayının sıcak ama yağmurlu bir yaz akşamında doğmuşum. O yıllarda doğmuş tüm çocukların olduğu gibi ben de ilkokul çağlarında renkli televizyonla tanışan, Musti, Yakkari, Wikingler gibi çizgi filmlerle büyümüş bir çağın çocuğuyum. Adile Naşit ve iyi uykular, süt içip yatmak, mahallede gönlünce top oynamak, bayramlarda para toplamak sonra onlarla mantar ve çatapat almak keyfini sürmüş bir neslin mensubuyum. 10 yaşımda çok sevdiğim babamı kaybettim. Zor yıllardı. Beni hayata bağlayan en önemli unsur ise basketboldu. Tüm orta ve lise tahsilim boyunca lisanslı basketbol oynadım. O zamanların en iyi ayakkabısı bez Converse’lerimizin altını nemlendirip sahaya çıkarken parke zemine sürterek çıkarttığımız ses bizi en mutlu eden şeyler arasındaydı. Derken üniversite, Adana, Çukurova Üniversitesi. İngilizce işletme okudum. Türkçeyi doğru dürüst konuştuğu şüpheli gençlerden biri olarak İngilizce işletme eğitimimi tamamladım. O tarihler sosyalleşmemin tavana vurduğu dönemler. Aynı anda fakültenin hem tiyatro grubunda, hem korosunda yer alırken, AIESEC adı verilen uluslar arası öğrenci derneğinde de yönetim kurulu üyeliği yapıyordum. Bu kurumun temel amacı, öğrenci arkadaşlarımızı ceplerinden bir kuruş harcatmadan değişim programı ile yurtdışına gönderip, değişik kültürler tanımalarını sağlamak ve uzmanlık alanlarına yönelik staj imkanlarına kavuşturmaktı. Öğrencilik hayatım boyunca sayısız yabancı misafir ağırlayıp, yine sayısız öğrenci arkadaşımızı yurtdışına gönderdik. Okul biter bitmez askerliğimi de yaparak bankacılık görevime başladım. Nerde mi ? Gaziantep’te. Daha sonra görevime Adana'da devam ettim. Bankacılığı bıraktığımda ise İzmir'deydim. Toprakbank, İktisat bankası, Bayındırbank, Dışbank, Citibank ve Oyakbank’ın da arasında bulunduğu 6 bankada süregelen 10 yıllık bankacılık tecrübesinden sonra çok uluslu bir Amerikan şirketinde Bölge sorumluluğu görevini yürüttüm. Bankacılıktan sonra sıcak satış deneyimi, bayiler oluşturmak, bayilerin satış ekiplerini kontrol etmek, bayii ekiplerine gerekli satış ve ürün eğitimlerini vermek, satışları kontrol etmek, son kullanıcı ziyaretleri yapmak, farklı sektörlerden, farklı bölgelerden binlerce insanla tanışmak müthiş keyifli idi. Bankacılık yaptığım dönemde JCI (Junior Chamber international) adı verilen uluslar arası bir girişimcilik ve kişisel gelişim derneği ile 1998 yılında tanışma fırsatı buldum. Üyelerinin kişisel gelişiminin ve üyeler arasındaki ticari bağların geliştirilmesinin ön planda tutulduğu, her görevin sadece bir yıl yapıldığı ve yaparak öğrenmenin her zaman desteklendiği bu kurumun hala üyesiyim. Sayısız eğitim aldım ve hatta eğitimcilik kariyerime de orada başladım. Yine sayısız eğitimler verdim ve vermeye de devam ediyorum. 2004 yılındaki şube başkanlığım döneminde yine dernek içerisinde tanıştığım dünya tatlısı eşim Sumer Tömek Bayındır'la evlendim. Subike adını verdiğimiz aşkımızın meyvesi güzel kızım şu an 6 yaşında. Amerikan şirketindeki görevimden 2009 yılının Haziran ayında ayrıldıktan sonra profesyonel danışmanlık ve eğitimcilik kariyerime başladım. Şu anda ortağı olduğum FLAMA Training & Consultancy bünyesinde eğitimler vermeye devam ediyorum. Diğer taraftan erickson Koçluk akademisi ile yaşam koçluğu serüvenim devam ediyor. Hayatımın kalan yarısında bildiğim herşeyi etrafımdaki herkesle paylaşmaya çalışıyorum. Ben bir damlayım ama içinde bulunduğum denizi harekete geçirme gücüne sahibim. |
MUSTAFA BAYINDIR

